AMASRA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

(Altta Termik Santralla İlgili 2 Yazı Bulunmaktadır)

 

TERMİK SANTRAL KURULACAK

 

 

HEMA Endüstri A.Ş, Bartın'ın Amasra ilçesine kurmayı planladığı termik santralle ilgili İngiltere'nin enerji üretiminde önde gelen şirketlerinden İnternational Power'la ortaklık anlaşması imzalıyor. İnternational Power'le mutabakat zaptı imzalayan şirket, önümüzdeki birkaç hafta içerisinde de resmi ortaklık anlaşmasını imzalayacak.

 

HEMA Endüstri A.Ş, Amasra'ya kurmayı planladığı termik santralle ilgili İngiltere'nin enerji üretiminde önde gelen şirketlerinden İnternational Power'la ortaklık anlaşması imzalamaya hazırlanıyor. Dünyanın 21 ülkesinde nükleer enerji hariç diğere enerji kollarına ait 45 santrali bulunan İnternational Power'le mutabakat zaptı imzalayan HEMA, önümüzdeki birkaç hafta içerisinde de resmi ortaklık anlaşmasını imzalayacak HEMA bu konuyla ilgili olarak dün Amasra'da İnternational Power'ın yetkilileri ile birlikte bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Hattat Holding Yönetim Kurulu Üyeleri Zekai Akçan, Tolga Tonguç, Mustafa Vuruşkaner, İngiltere'nin İnternational Power şirketinden Serdar Tüfekçi, Chris Pett, Bartın Vali Yardımcısı Ali Bezirgan, Amasra Kaymakamı Mehmet Yıldız, Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Mehmet Bayrak, Çevre ve Orman İl Müdürü Zeki Şaltu ve Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Toksöz'ün katıldığı bilgilendirme toplantısında İnternational Power şirketi, şirketin çalışmaları, Amasra'ya ne şekilde bir termik santral kurulacağı ve kül boşaltım sistemi hakkında bilgiler verildi. Birçok basın mensubunun yer aldığı toplantıda HEMA Endüstri A.Ş Genel Müdürü Tolga Tonguç, İnternational Power'ın 12 yıldır Türkiye'de bulunduklarını söyledi. Şirketin çevreci bir şirket olduğunu vurgulayan Tonguç, "İnternational Power, dünyanın 21 ülkesinde 45 santrali bulunan çok büyük bir şirket. Şirket 12 yıldır Türkiye'de çalışmalar yapıyor. Marmara Ereğli'de de bir santralleri mevcut. Ve şirket bütün dünyada çevreye olan duyarlılığı ile tanınıyor. Hatta bu konuda çevre standardı olan ISO 14001 sertifikası bulunan bir şirkettir. Bizim burada amacımız yer altı zenginliklerimizi kullandığımız bir termik santral kurmak. Biz burada iddia edildiği gibi ithal kömürün kullanılacağı bir santral kurmayacağız" dedi.

 

SANTRALDE YÜZDE 100 TÜRK İŞÇİSİ ÇALIŞACAK

 

İnternational Power'ın yetkililerinden Chris Pett ise HEMA'ya 2 yıldır bu konuda görüşmelerde bulunduklarını söyledi. Pett, "HEMA Endüstri A.Ş ile 2 yıldır bu konuda görüşmelerde bulunuyorduk. 2009 yılının ortasında bu konuyla ilgili bir mutabakat zaptı imzaladık. Amasra'da kurulacak olan termik santralle ilgili olarak da önümüzdeki birkaç hafta içerisinde resmi olarak ortaklık anlaşması imzalayacağız. Dünyanın 21 ülkesinde 45 santralimiz mevcut. Ve bu santrallerin hepsinde çevre standartlarına uygunluğu belirten ISO 14001 sertifikası var. Biz aynı zamanda bulunduğumuz yerlerdeki toplumlara sosyal anlamda da destekte oluyoruz. Bu toplumların yararına olan projeler üretip bu projeleri hayata da geçiriyoruz. Aynı zamanda o bölge için istihdam sağlamışta oluyoruz. Amasra'ya kuracağımız santral içinde ilk etapta 400 kişiyi doğrudan ve dolaylı olarak istihdam sağlayacağız. Amasra'da yüzde 100 yerel istihdam sağlayacağız. İlk etapta elbette ki yabacılar çalışacak ama onlar işi buradaki çalışanlara öğrettikten sonra ayrılacak ve Amasra'daki termik santralde tamamen yerel halk çalışacak. Marmara Ereğli'de bulunan santralimizde de yüzde 100 Türk çalışanımız bulunuyor. Biz burada insanlara ve onların yeteneklerine yatırım yapacağız" şeklinde konuştu.

 

ŞİRKET ÇEVRE KORUMADA ALTIN MADALYA ALDI

 

İnternational Power şirketinin Marmara Ereğlisinde bulunan santralin yetkilisi Serdar Tüfekçi, toplantıda şirket, şirketin çalışmaları ve Amasra'ya kurulacak termik santral hakkında bilgi verdi. İnternational Power'ın global bir şirket olduğunu ifade eden Tüfekçi, "21 ülkede 5 farklı bölgede faaliyet gösteriyoruz. Genel merkezimiz Londra'da bulunuyor. Halka açık bir şirketiz. ABD, İngiltere, Belçika, Almanya, İspanya, Portekiz gibi gelişmekte olan değil tam tersine gelişmiş ülkelerde santrallerimiz var. Ortadoğu ülkelerinde ve Türkiye'de de faaliyet gösteriyoruz. Nükleer enerji hariç her türlü enerji kaynağıyla ilgili olarak üretimde bulunuyoruz. Şirket olarak kurumsal sorumluluk bizim için çok önemli. BİTC listesinde genel kurumsal sorumluluk sırlamasında gümüş, toplum sorumluluğu sıralamasında bronz, çevre koruma sorumluluğu sıralamasında da altın madalya aldık" dedi.

 

TOPLUM YARARINA DA ÇALIŞMALAR YAPILIYOR

 

Santrali kurdukları yerlerde toplumun hayat kalitesine pozitif anlamda destek olduklarını da belirten Tüfekçi, "Birçok yardım derneğine finansal destek sağlıyoruz. Elektrik üretmek ana işimiz ama santrali kurduğumuz yerlerdeki toplumun hayat kalitesini pozitif anlamda katkıda bulunmak amaçlarımızın en önemlileri arasında yer alıyor. Dünyada bulunan bize ait 45 santralimizin hepsinde çevre standardı olan ISO 14001 sertifikası mevcut. Santralin yapısına ve yakıt tipine göre farklı teknolojiler kullanarak baca gazlarının kontrollerini yapıyoruz. Atık malzemeleri de kontrol altında yasalara uygun olarak geri çevrim firmalarına veriyoruz. Vermediklerimizi de yine yasalara uygun olarak biz bertaraf ediyoruz. İşçi emniyeti ve sağlığı konusunda da OHSAS 18001 sertifikamız var. Türkiye'nin emre amadeliği en yüksek santraliyiz. Bu santral kurulduğu zaman personelin yüzde 30'u İngiliz'di. Ama 2006 yılı itibariyle santralde çalışan tek bir İngiliz bile yok" dedi.

 

TEK BACA KURULACAK

 

İngiltere'deki Rugeley, Portekiz'deki Pego ve Endonezya'daki Paiton santrallerinden fotoğraflar gösteren Tüfekçi, Amasra'da 600+600 olmak üzere bin 200 megavatlık santral kuracaklarını söyledi. Santralin aşamalı kurulacağını ifade eden Tüfekçi, santralde tek baca olacağı ve Amasra deniz kenarında bulunduğu ve soğutma suyu olarak deniz suyu kullanılacağı için soğutma kulelerinin olmayacağını açıkladı. Projenin finansmanının yüzde 30'unu HEMA ile ortak karşılayacaklarını dile getiren Tüfekçi, geriye kalan yüzde 70'inin de Türk ve yabancı bankalardan kredi alınarak karşılanacağını belirtti. <

 

"ÇEVRECİLERİN BAŞKA İŞİ YOK MU?"

 

Amaçlarının bu konuda insanları doğru bilgilendirmek olduğunu vurgulayan Tolga Tonguç, santrale karşı olan çevrecileri de sert bir dille eleştirdi. En büyük çevrecinin kendileri olduğunu ifade eden Tonguç, "Çevreye zarar verecek elektrik santraline en başta ben karşıyım. İddia ediyorum buradaki en büyük çevreci biziz. Bazı art niyetlilerin santral şöyle kurulacak böyle kurulacak şeklinde yaptığı yanlış açıklamaların ve doğru olmayan konuşmalarının da karşısındayım. Çevrecilerin HEMA ve termik santralden başka işi yok mu? Bartın'da şehir merkezinde insanlar hava kirliliği dolayısıyla nefes almakta zorlanıyor. Çevrecilerin bu konuyla da ilgilenmesi lazım. Bartın'ın tek çevre sorunu termik santral mi?" dedi.

 

Santral kurmanın ve kömür çıkarmanın hemen hayata geçecek olan projeler olmadığını ifade eden Tolga Tonguç, santralin kurulması için önlerinde 5 yılın olduğunu söyledi. Tonguç ayrıca şu anda kuyu açma çalışmalarının sonuna yaklaşıldığını ve yakında galeri sürme çalışmalarına başlanılacağını da sözlerine ekledi.

 

 

İHA

Yayın Tarihi : 04 Şubat 2010 Perşembe 21:42:24

YAZI LİNKİ

 

      ******************************************************

      ******************************************************

"ÇEŞM-İ CİHAN" TEDİRGİN
17.01.2010
                                                                                        Cumhuriyet / Oktay Ekinci

 

Adını, Büyük İskender'in baldızı Kraliçe Amastris'ten alan; Karadeniz'in incisi; ülkemizin gözbebeği; tarihçi Necdet Sakaoğlu'nun sevdalısı, arkeolog Semavi Eyice'nin sevgili memleketi, hepimizin bir tanesi... Fatih Sultan Mehmet'in şimdiki Bakacak Tepesi'nden denize doğru ilk gördüğünde, "Çeşm-i cihan bu m'ola" dediği efsanevi güzelliğin kenti... Antik çağda Bithynie'nin uygarlık merkezi; günümüzde tarihin ve doğanın sarmaş dolaş olduğu "orman, deniz ve kültür" hazinemiz; koylarında martılarla kuğuların yüzdüğü, balık cennetimiz Amasra… yeni yılı "tedirgin" karşıladı. Üstelik gün be gün "karabasan"a dönüşerek...

Çünkü nedense hep "en güzel" yerlerimize çöreklenen "termik santral"cılar, onca çevre cinayetleri yetmiyormuş gibi şimdi de Amasramıza göz koymuşlar.

Peyzaj Mimarları Odası'nın tüm ülkede imzaya açtığı şu çağrısı ise yerel basın dışında ulusal medyada hemen hiç yer almazken, "yetkililer"in belli ki artık hiç kalmayan vicdanlarını da etkile(ye)miyor; "Amasra Termik Santralına hayır demek, Küre Dağları Milli Parkı'nı korumak; deniz yaşamını ve geleneksel balıkçılığımızı yaşatmak; tarım alanlarımıza sahip çıkmak demektir..."

Peyzajcıların direnişi, "meslek"leri ile Amasra arasındaki eşsiz uyum açısından da tarihe geçiyor; çünkü kıyı dokusundan çevre değerlerine, doğal topografyasından her yönüyle "pitoresk" görünümüne kadar Amasra, Türkiye'nin ve dünyanın "peyzaj hazinesi".

Buraya termik santralı kurmak bir yana, "düşünmek" bile ayıptır, günahtır, ulusal sorumsuzluktur, insanlık adına yüz kızartıcı suçtur.

Nitekim "onaylı" Çevre Düzeni Planı'nda denmiş ki; "Bölgedeki kömürden yararlanılarak termik santral girişimleri bulunmaktadır. Ancak doğal ve arkeolojik çevre ile turizm açısından sakıncalıdır..."

Bu açık ve net 'plan kararına' rağmen aynı girişimin sürdürülmesi bilim adına talihsizlik, hukuk devleti adına ise tanımlanamaz bir aymazlıktır.

 

"100 bin kişiyle yürürüz"
Amasra'yı karalara boğacak, 7'den 70'e herkesin nefret ettiği santralın tam da "demokratik açılım" sürecinde dayatılmasına ne denebileceğini ise şu pek bilgili "iktidar ve demokrasi yazarlar"ımıza bırakıyorum.

Eski Bartın Belediye Başkanı ve CHP Milletvekili Rıza Yalçınkaya diyor ki; "Gerekirse 100 bin kişiyle yürürüz..."

Anımsanacaktır; Bartınlılar birkaç yıl önce de ilde kurulmak istenen "mobil santral"a karşı, 40 bin kişilik kentte 25 bin kişiyle yürümüşlerdi. "Çevre ve demokrasi tarihi"ne geçen muazzam direnişin temelinde "yaşam kaynaklarına sahip çıkma bilinci"nin yattığını anımsatan Yalçınkaya, aynı yaşamı kuşaktan kuşağa zehirleyecek santralı, 100 bin kişiyle geri püskürteceklerini belirterek şunları söylüyor: "İktidar temsilcilerinin, hatta milletvekilinin yapılmayacağına söz verdikleri santrala Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'ndan izin çıkartılarak resmi hazırlıklara başlanması siyasi cambazlıktır..."

Sevgili Aydın Boysan da "tek üzüntüm, demokrasiyi dolandırıcılığa dönüştürmeleri..." dememiş miydi? (Cumhuriyet 20 Aralık 2009)

 

Dünya Mirası
Amasra 1700 yıl önce kendi parasını bile basacak kadar güçlü bir "sanat kenti"ydi… Roma döneminde Bitinya-Pontus eyaletinin başkenti oldu. Selçuklu ve Osmanlı çağlarını "el üstünde tutularak" yaşadı; Cumhuriyetin aydın yıllarında da "halk tipi pansiyon turizminin önderi" oldu. Eğer 70'lerden sonraki şu yüz karası "apartmanlaşma" işgali olmasaydı, bugün UNESCO'nun Dünya Mirası listesindeydi.

Şimdi, bir yandan imarına çekidüzen vermeye çalışırken bir yandan da tarihini ve doğasını koruyarak geleceğe armağan etmek istiyor. Asıl demokratik açılım, yöre halkının eksiksiz desteklediği bu kutsal isteği herkesle birlikte kucaklamak değil midir?